Barış Akarsu'nun ölüm haberinin açıklanmasından kısa bir süre önce, hastane bahçesindeki basın araçlarına esrarengiz bir zarf bırakıldı. Kim tarafından bırakıldığı belirlenemeyen zarfın içinden çıkan CD'de, Barış'ın yoğun bakım ünitesinde çekilmiş fotoğrafları bulundu. Savcılık inceleme başlattı.
Barış'ın ölüm haberinin açıklanmasından önce, hastane bahçesindeki canlı yayın araçlarına esrarengiz bir zarfla bırakılan CD'nin içinden Barış Akarsu'nun yoğun bakım servisinde çekilmiş fotoğrafları çıktı. Fotoğrafların bazı internet siteleri ve televizyonlarda yayınlanması üzerine savcılık inceleme başlattı. Savcılığın talimatı ile hastaneye gelen jandarma olay yeri inceleme ekipleri, Barış Akarsu’nun tedavi gördüğü odadan parmak izi aldılar.
Hastane Başhekimi Dr. Abdullah Servet, Barış Akarsu’yu yoğun bakımdayken gösteren fotoğraflarla ilgili Bodrum Cumhuriyet Savcılığının inceleme başlattığını belirterek, "Savcı ile bu işin peşini bırakmayacağız" dedi.
Görüntülerin yayınlanması ve Akarsu’nun ölümünün açıklanmasının ardından sanatçının yakınları ve sevenleri hastane önünde toplandılar.Fotoğrafların medyada yer almasından rahatsızlık duyan vatandaşlar tepki gösterirken, bazı vatandaşların gözyaşlarına hakim olamadığı ve bayıldığı gözlendi.
İşte o fotoğraf

DHA'nın Hürriyet'de yayınlanan haberinde hastanenin yoğun bakım servisinde çekilen fotoğrafların sorumluluğu peşinen üstlenilmeyerek gazetecilerin her zaman başvurdukları bir taktikle üzerinden atılıyordu! İşte o yazı...
BODRUM’da geçirdiği trafik kazasının ardından tedavi altına alındığı hastanede dün akşam hayata gözlerini yuman Barış Akarsu’nun dün ilk kez yoğun bakımdaki fotoğrafları ortaya çıktı. Kaza gününden beri Özel Bodrum Hastanesi’nin bahçesinden yayın yapan DHA’nın canlı yayın aracına kimliği bilinmeyen bir kişi zarf içinde CD bıraktı. CD’den Barış Akarsu’nun yoğun bakım ünitesinde çekilen fotoğrafları çıktı. Fotoğrafların 1 Temmuz Pazar günü çekildiği belirtilirken kim veya kimler tarafından çekildiği ise tespit edilemedi. Fotoğrafların bırakılmasından 3 saat sonra ise Barış yaşam savaşını kaybetti.
Genç sanatçıyı yoğun bakım ünitesinde gösteren fotoğrafların bazı internet siteleri ile televizyonlarda yayınlanması üzerine Bodrum Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatı ile inceleme başlatıldı. Hastaneye gelen jandarma olay yeri inceleme ekipleri, Barış Akarsu’nun tedavi gördüğü odadan parmak izi aldılar. Hastane Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Abdullah Servet de, "Savcı ile bu işin peşini bırakmayacağız" dedi.
Son Gelişmeler....
Özel Bodrum Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Opr. Dr. Abdullah Servet, Muğla'nın Bodrum ilçesinde geçirdiği trafik kazasında yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede dün hayatını kaybeden şarkıcı Barış Akarsu'nun yoğun bakımdayken çekilen fotoğraflarıyla ilgili başlatılan adli sürecin devam ettiğini bildirdi.
Opr. Dr. Servet, kendisini ziyaret eden gazetecilere konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Barış Akarsu'nun yoğun bakımda çekilmiş fotoğraflarının bazı gazete ve televizyonlarda yer almasını değerlendirerek, şöyle konuştu:
''Barış Akarsu, dün hayatını kaybettiği sırada Cumhuriyet Savcısı hastanemizdeydi. Savcı bey hastanemizde bulunduğu sırada o fotoğraflar yayınlandı. Hukuksal süreçle ilgili savcı bize yol gösterdi.
Hekimliğin de belirli bir ahlakı var, her mesleğin bir ahlakı var. Sonuçta burada bir hırsızlık yapıldıysa bunun topluma ne yararı olur. Bu, bence basın açısından ahlaki bir olay değil. Etik değerler açısından kötü bir olay. Bunu yapan yaşam savaşı veren kişi üzerinden para kazanıyorsa, basının da böyle bir olayı hiçbir yararı olmadığı halde 'ben buldum' havasında göstermesi, aynı derecede ahlaksızca bir davranıştır.''
Opr. Dr. Servet, ''Bu konuda kusurlu bir arkadaşınız olduğu ortaya çıkarsa tavrınız ne olur?'' sorusuna, ''Bizim idari olarak yapacağımız işine son vermek ve çevresine, ahlaksızlığının bulunduğunu bildirmek. Hukuksal olarak Türk adliyesinden alacağı ceza yanında bir de mesleki örgütlere durumu bildirerek, ceza almasını sağlamak'' diye konuştu.
Akarsu'nun kalbinin akşam saat 21.00 sıralarında durduğunu anlatan Opr. Dr. Servet, şöyle devam etti:
''Saat 23.00'e kadar, kalbin durması sonrası yeniden hayata dönmesi için yoğun çaba sarf ettik. Akarsu'nun fotoğraflarının çekildiğini duyunca ben, bunun hiçbir şekilde mümkün olmayacağını söyledim. Yoğun bakım ünitesine doktorlar ve hemşireler dışında annesi, kardeşi ve çok yakın olduğu bir yönetmen girdi. Girenler, cep telefonlarını dışarıda bırakarak girdiler. Böyle bir şeyin olmayacağını düşündüm ama her şey olabiliyormuş. Bu fotoğrafları gördüğümüzde savcıya haber verme ve diğer işlemlerle uğraştık. 45-50 dakika hastayla uğraştık. Bu sürecin öncesinde yaşanabilecek olumsuz gelişmelere, ailesini hazırlamaya çalıştık. Ailesi, böyle bir şeye hazır değildi. Daha sonra da basına bilgi verdik.''
Opr. Dr. Servet, ''Fotoğrafın çekildiği cep telefonu sinyalinin yoğun bakımdaki cihazları etkilemiş olabilir mi?'' sorusuna, ''Hayır, bu mümkün değil'' yanıtını verdi.